BY MATS ERIKSSON

FANNY BLANCHELANDE HAS KEPT HERSELF UNDER THE RADAR, LETTING HER UNIQUE JEWELRY CREATIONS SPEAK FOR THEMSELF. IN AN EXCLUSIVE INTERVIEW IN HER NATIVE MONACO, SHE GIVES US THE LOWDOWN ON HER FANTASTIC CAREER.

FANNY BLANCHELANDE KENDİNİ HEP ARKA PLANDA TUTTU, MÜCEVHERLERİNİN ONUN YERİNE KONUŞMASINA İZİN VERDİ. DOĞDUĞU MONAKO’DA RÖPORTAJ İÇİN YAKALADIĞIMIZ BLANCHELANDE MUHTEŞEM KARİYERİNİN DETAYLARINI BİZİMLE PAYLAŞTI.

 

A Monegasque through and through, this Franco-Argentine designer has traveled the globe, fostering her eclectic taste and feeding her curious spirit. As a present for her 15th birthday, she was introduced to a renowned artisan jeweler in Nice and had the opportunity to make her very own piece. From that moment on she was determined to turn what had been simply a passion into a profession. Off she went to Los Angeles and the prestigious G.I.A., where she in 1995 graduated with honors. Before long, key industry players took an interest in her work, offering close collaborations that took her between Geneva, London and Place Vendôme. On the eve of the new millennium – and now a mother of two – she settled in the Principality of Monaco for good and started customizing jewelry, confidentially and by appointments only, working only by word of mouth. Walking a fine line between discretion and tradition, Blanchelande innovates by challenging traditional jewelry codes and exploring new frontiers. For her private clients, she transform old pieces, often family heirlooms, into new, contemporary creations. Her exclusive collections – in which volumes and colors simply explode – are an expression of the refreshing modernity that characterizes her work. Having forged a strong professional and sales network, her jewelry are now exhibited and sold around the world.

Tam bir Monakolu olan Arjantin Fransız tasarımcı, eklektik zevkini geliştirip meraklı ruhunu beslemek için dünyayı dolaşmış. 15. yaş gününde hediye olarak Nis’te ünlü bir mücevher ustası ile tanıştırılmış ve kendi tasarımını yapma fırsatı yakalamış. O andan itibaren sadece bir tutku olan mücevheri bir mesleğe dönüştürmeye karar vermiş. Böylece Los Angeles’a, 1995’te dereceyle mezun olduğu prestijli G.I.A.’ya gitmiş. Çok geçmeden sektörün önemli oyuncuları işleriyle ilgilenmeye ve onu alıp Cenevre, Londra, Place Vendôme’a götüren işbirlikleri teklif etmeye başlamışlar. Milenyum arefesinde, şimdi iki çocuk annesi olan Blanchelande, Monaco’ya yerleşip yalnızca randevu ile çalışarak ve yalnızca çevresine duyurarak mücevherleri kişisellştirmeye başlamış. Gelenek ve gizlilik arasında ince bir çizgide yürüyen Blanchelande, geleneksel mücevher kodlarına karşı çıkıp yeni cepheleri keşfederek yenilikler yapıyor. Özel müşterileri için eski parçaları, çoğu zaman da aile yadigarlarını, yeni ve çağdaş yaratımlara dönüştürüyor. Büyüklük ve renklerin tek kelimeyle patladığı sıra dışı koleksiyonları, işini tanımlayan tazeleyici bir modernliğin ifadesi. Güçlü bir profesyonel ve satış ağı kurmuş olan tasarımcının mücevherleri bugün dünya çapında sergileniyor ve satılıyor.

We´ve been chasing you for an interview for years now, and finally here we are together at your house in Monaco. Thank you for inviting us! how many years has it been since you first started with your jewelry?

”After working for major companies in our industry, splitting my time between Geneva, London and Paris, I decided to go solo back in 1998, by opening my company in Monte Carlo.”

Sizinle röportaj yapabilmek için yıllardır uğraşıyoruz ve sonunda Monako’daki evinizde birlikteyiz. Bizi davet ettiğiniz için teşekkür ederiz! Mücevhere başlamanızın üzerinden kaç yıl geçti?

”Sektördeki büyük firmalarda çalıştıktan ve zamanımı Cenevre, Londra ve Paris arasında geçirdikten sonra 1998’de kendi işimi yapmaya karar verdim ve Monte Carlo’da kendi şirketimi açtım.”

You have been very anonymous with your creations, and sold your precious pieces only to a very limited and selected crowd across the globe. What made you you want to take that particular direction?

”Customers love their exclusivities, they like the idea that they are getting something custom made for them and that nobody else will have the same piece. They like to be part of the creative process, we work together all along and for me it’s an incredible opportunity to understand different people and different cultures. When somebody opens up about how they feel at that moment, what piece of jewelry they would dream of having at that specific moment, or even when they open their safes to me and tell me what pieces they have been wearing in the past, and how and why they want to transform them, it’s incredibly exciting. Each time it’s such an honor to have received that trust, and be so close to my customer’s wishes. Each piece that is customized is being delivered to the client personally by myself. This working concept and its process has given me the possibility to meet extraordinary people, I have learned a lot through my work about humanity and consider myself very blessed. As a matter of fact, transforming people’s jewelry has become my passion.”

Tasarımlarınızla isminiz özdeşleşmiş durumda, ve değerli parçalarınızı yalnızca çok kısıtlı ve seçili bir kitleye satıyorsunuz. Bu yöne nasıl saptınız?

”Müşteriler birşeylerin onlara özel olmasına bayılırlar, başka birinin sahip olmayacağı, yalnızca kendilerine özel imal edilmiş bir şeye sahip olma fikrini çok severler. Yaratıcı bir sürecin parçası olmayı severler. Başından itibaren birlikte çalışırız ve benim için de farklı insanları ve farklı kültürleri tanımak için inanılmaz bir fırsat. Biri o anda nasıl hissettiğini veya o anda sahip olmayı düşledikleri mücevheri anlatmaya başlarsa veya kasalarını bana açıp eskiden taktıkları parçaları neden ve nasıl dönüştürmek istediklerini anlatmaya başlarsa, bu benim için inanılmaz heyecan verici. O güveni her seferinde almak, müşterimin isteklerine bu nedenli yakın olmak büyük bir onu. Bu çalışma düzeni ve süreci bana sıra dışı insanlarla tanışma fırsatı verdi. İşim sayesinde insanlık hakkında çok şey öğrendim ve kendimi çok şanslı görüyorum. Aslında insanların mücevherlerini dönüştürmek benim tutkum oldu.”

 

Before meeting, we both agreed on not talking about your personal life, but we can´t stop being fascinated by your energy as a supportive mother, wife and jewelry designer. How do you form a typical weekday?

”My personal life, my kids and my travels inspires me every day. The mix of cultures in my family are an unprecedented source of interest for me, there are members of my family that are from all around the globe, and I keep a close contact with everybody almost on a daily basis!! Thank god for social media. It does take quite a bit of my time, but I use it as work. By that being said, I feed myself with all the different flavors, colors and news of everybody. Which I then blend into my own mix and come up with new bold and colorful designs. I want my designs to represent humanity from all parts of the world, not being labelled as French style or Italian style, or any other restricted styles. I want people from seven to seventy-seven years old to be able to wear these pieces, wearing them in the mix of their own personality and lifestyle.”

Buluşmadan önce kişisel yaşamınızdan konuşmayacağımız konusunda anlaşmıştık, ama anne, eş ve mücevher tasarımcısı olarak sizin enerjinizden etkilenmeden duramıyoruz. Tipik bir gün sizin için nasıl şekillenir?

”Kişisel yaşamım, çocuklarım ve seyahatlerim bana her gün ilham veriyor. Ailemdeki kültürlerin bileşimi benzeri bulunmaz bir ilgi alanı benim için. Ailemde dünyanın dört köşesinden insan var ve herkesle neredeyse her gün iletişim halindeyim! Sosyal medya sağolsun. Epey zamanımı alıyor ama bunu iş için kullanıyorum. Kendimi farklı lezzetler, renkler ve herkesten gelen haberlerle besliyorum. Bundan kendi karışımımı hazırlayıp yeni, cesur ve renkli tasarımlarla çıkageliyorum. Tasarımlarımın Fransız, İtalyan veya başka bir kısıtlayıcı stil tanımı yerine, dünyanın her yanından insanlığı temsil etmesini isterim. 7’den 70’e herkesin kendi karakterleri ve yaşam stilleriyle birleştirerek bu parçaları giyebilmesini isterim.

You´ve done master pieces such as the famous cow and eagle sculptures all dressed in stones. Please tell us about those pieces and their background.

”Those two sculptures were created for a charity event in Monte Carlo, organized by the Prince Albert foundation to protect the environment. Everyone that participated were imposed with basic shape and each artist had to make something out of it, freestyle. The first one was a cow, for the MonaCow Parade, I chose to entirely cover my life size cow with real white pearls and black onyx beads , although the result was stunning, it was a lot of hard work behind it. The whole process took four months to complete, and with a total of 555,000 pearls. After being exhibited for two months in the main hall of the Metropole Monaco Shopping Centre, it was auctioned and the proceeds were sent for charity. A couple of years later, after the success of the first one, they called me for a similar project, using an eagle almost extinct this time. I covered mine completely with gold chains, and gave it the title of “unchain my heart”. They honored me with the best exhibit, and it was showcased for two months on the main steps of Place du Casino of Monte Carlo, until it flew away freely to the beautiful garden of the generous donor who had acquired it at the auction. Both projects were wonderful occasions for me, by experiencing the two of my favorite worlds meet, Art and Jewelry.”

Taşlarla kaplı ünlü inek ve kartal heykelleri gibi başyapıtlara imza attınız. Hadi bize bu parçalardan ve nereden geldiklerinden bahsedin.

”O iki heykel Monte Carlo’da Prens Albert’in vakfının organize ettiği çevre korumayla ilgili bir yardım etkinliği için tasarlandı. Katılan herkese temel bir şekil verildi ve her sanatçının freestyle birşey yapması gerekiyordu. İlki MonaCow Yürüyüşü için tamamıyla gerçek incilerle ve siyah oniks ile kapladığım gerçek boyutta bir inek oldu. Sonuç büyüleyiciydi ama ardında çok emek vardı. Tüm süreç dört ay sürdü ve tam 555 bin inci kullanılıd. Metrople Monaco Alışveriş Merkezi’nin ana salonunda iki ay gösterildikten sonra açık artırmayla satıldı ve elde edilen gelir vakfa gitti. Birkça yıl sonra, ilkinin başarısından sonra, beni benzer bir proje için çağırdılar. Bu kez nesli tükenmekte olan bir kartal içindi. Ben kendi kartılımı altın zincirlerle tamamen kapladım ve adını ”Unchain My Heart” koydum. Bana en iyi heykel ödülünü kazandırdı ve açık artırmada onu alan cömert bağışçının şık bahçesine özgürce uçmadan önce, Monte Carlo’da Place du Casino’nun merdivenlerinde iki ay süreyle sergilendi. İki proje de en sevdiğim iki dünyayı, sanat ve mücevheri deneyimlemek için harika fırsatlardı.”

 

What is the most expensive piece you´ve created?

”I am very strict of keeping the very basic rule, in which is to never divulge precise information or pictures on the made to measure pieces that I deliver. All pictures I publish are part of a personal presentation collection. But I can say that one of my most exciting project was with a very special customer, who wanted to have a ring and be part of the full process from A to Z. We started by finding the rough diamond, we travelled all over the world together, looking for a rough diamond that would satisfy her request and her budget. Her interest and her excitement were priceless for me, those are the moments when I feel the power of gemstones and jewelry. I assisted her in the choice of the rough diamond, advised her on the best shape to have it cut, and when we received the 17 cts pear shaped beautiful polished diamond, we went on to create a unique design together. It was crafted in her presence. It was a magical experience. I love to see people falling in love with their jewelry.”

Yarattığınız en pahalı parça neydi?

”En temel kural olan yaptığım özel siparişlerin fiyat bilgisini veya fotoğraflarını paylaşmama konusunda çok sıkıyımdır. Yayınladığım tüm fotoğraflar kişisel bir sunum koleksiyonunun parçası. Ama en heyecan verici projelerimden biri, bana bir yüzük siparişi verip tüm üretim sürecinin A’dan Z’ye parçası olmak isteyen çok özel bir müşterimleydi. Önce hem bütçesine hem de zevkine uygun elması bulmak için tüm dünyayı dolaştık. Onun ilgisi ve heyecanı benim için paha biçilmezdi; değerli taşların ve mücevherin gücünü böyle anlarda hissediyorum. Elmas seçiminde ona yardım ettim, en iyi kesim hakkında tavsiye verdiğim ve 17 karatlık armut şeklindeki cilalanmış pırlantayı elimize aldığımızda beraber eşsiz bir tasarım yaptık. Yapım aşamasında da başında durdu. Büyüleyici bir deneyimdi. İnsanların mücevherlerine aşık olmasına bayılıyorum.”

 

Will you ever start creating several pieces of one design, or will you always stay creating one exclusive sole piece for each client?

”I am launching a new project, which is all about transforming jewelry, but I can’t go into too much details, as we are still in the forming stage. But it is very exciting and there will be customized jewelry on a bigger scale. There will also be readymade pieces part of a collection that I will be introducing soon.”

Aynı tasarımdan birkaç adet üretmeyi hiç düşündüğünüz mü? Yoksa her müşteriye özel bir parça üretmeye devam edecek misiniz?

”Mücevherin dönüştürülmesiyle ilgili yeni bir projeye başlıyorum ama henüz yapım aşamasında olduğum için fazla detay veremeyeceğim. Ama son derece heyecan verici ve daha büyük ölçekte özel yapım mücevherle alakalı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca yakında açıklayacağım koleksiyonun parçası olarak hazır tasarımlar da olacak.”

You also did a very limited collection of precious leather, such as wallets and handbags. would you consider doing it again?

”You must be reading my thoughts!!! Yes, I loved doing that project which is now ten years ago. I am preparing a new collection of precious high end leather goods. The mixed techniques and rare materials are so exciting to work with. It will be a bold, happy, colorful and sexy result!! The collection will be ready for a presentation before the end of this year.”

Cüzdan ve çanta gibi şık derilerden sınırlı sayıda bir koleksiyon da yaptınız? Bunu bir daha yapmayı düşünür müsünüz?

”Aklımı okuyor olmalısınız! Evet, o projeyi çok sevdim, tam 10 yıl önceydi. Lüks deri eşyalardan oluşan yeni bir koleksiyon hazırlıyorum. Karışık teknikler ve az bulunan materyallerle çalışmak çok eğlenceli. Sonuç cesur, neşeli, renkli ve seksi olacak! Koleksiyon bu yıl sonunda hazır olacak.”

When can we expect you in Istanbul?

”Very very soon!!”

Sizi ne zaman İstanbul’da göreceğiz?

”Pek yakında!”

Related Posts